Kira tespit davası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 344 ve 345. maddeleri kapsamında, taraflar arasında yeni dönemde uygulanacak kira bedeli konusunda anlaşma sağlanamaması durumunda mahkemenin objektif kriterlere ve hakkaniyete dayalı olarak bu bedeli belirlediği tespit niteliğindeki davadır.
Bu rehberde Antalya'da kira tespit davasının hukuki niteliği, ilk beş yıllık dönemdeki TÜFE endeks sınırlaması, beşinci yıldan sonra uygulanan rayiç bedel ve hakkaniyet indirimi, dava şartı arabuluculuk, TBK m. 345 kapsamındaki ihtarname süreleri, KDV-stopaj ayrımı ile yargılama giderlerinin sorumluluğu, güncel Yargıtay kararları ışığında kapsamlı şekilde ele alınmaktadır.
Kira Tespit Davası Nedir? Hukuki Niteliği ve Açılma Şartları
Kira tespit davası, taraflar arasında yenilenen veya devam eden bir kira ilişkisinde yeni dönemde uygulanacak kira bedelinin miktarını belirleyen bir tespit davasıdır. Bu davanın amacı, uyuşmazlık konusu kira bedelini kanunun öngördüğü sınırlamalar ve hakkaniyet kriterleri çerçevesinde netleştirmektir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında vurgulandığı üzere, bu davalarda mahkemenin görevi taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözüme kavuşturacak bir bedel belirlemek olup, davayı esastan reddetmek değildir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2013/10354 E., 2014/3164 K. sayılı İlamKira tespit davası bir eda davası niteliğinde değildir. Taraflar arasında kira bedelinin miktarına ilişkin uyuşmazlık nedeniyle mahkemeye başvurulduğuna ve kira bedelinin dava yoluyla tespiti istenildiğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözüme kavuşturacak biçimde tespit kararı verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırıdır.
Dava Açmakta Hukuki Yarar ve Yargıtay'ın Yaklaşımı
Kira tespit davalarında hukuki yarar, taraflar arasında hükmen tespit edilmiş veya sözleşmeyle kararlaştırılmış kesin bir bedelin bulunmaması durumunda kendiliğinden doğar. Uygulamada en sık karşılaşılan savunma, kiracının dava sürecinde veya öncesinde mal sahibinin talep ettiği bedeli ya da buna yakın bir tutarı ödemeye başlamasıdır. Davalı taraf bu ödemeyi gerekçe göstererek davanın konusuz kaldığını veya hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi gerektiğini öne sürer; ancak Yargıtay bu savunmayı kabul etmemektedir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2015/11584 E., 2016/1767 K. sayılı İlamKira bedelinin miktarına ilişkin olarak taraflar arasında uyuşmazlık bulunup mahkemeye müracaat edildiğine göre, kiracı taraf artırılması istenilen veya karar verilebilecek miktarı ya da bundan daha fazlasını ödese dahi dava reddedilmeyip kira bedelinin tespitine karar verilmelidir. Taraflar arasında hükmen tespit edilmiş ya da sözleşmeyle kararlaştırılmış bir kira parası bulunmadığı için davacının yeni dönem kira parasının mahkemece tespitini istemekte hukuki yararı vardır.
Kiracı, dava sırasında istenen yüksek bedeli rızaen ödemeye başlasa bile dava reddedilmez. Mahkeme, kira ilişkisinin gelecekteki dönemleri için hukuki belirlilik sağlamak adına mutlaka tespit kararı vermelidir. Aksi takdirde kiracı, ödediği yüksek bedeli yarın ödemekten vazgeçtiğinde mal sahibi elinde ilam niteliğinde belge bulunmadığı için hak kaybına uğrar.
İlk Beş Yıllık Dönemde Endeks Sınırlaması (TBK m. 344/1)
TBK m. 344/1 hükmü, kira sözleşmelerinin yenilenen dönemlerinde yapılacak artışın bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki (TÜFE) on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçemeyeceğini emredici şekilde düzenler. Bu kural kamu düzenine ilişkin olup tarafların bu oranın üzerinde bir artış kararlaştırması durumunda dahi aşan kısım geçersiz sayılır. Tarafların artış oranı konusunda anlaşma yapmamış olması halinde ise hâkim, endeks oranını geçmemek koşuluyla taşınmazın durumunu da gözeterek hakkaniyete uygun bedeli belirler.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2017/3698 E., 2017/18270 K. sayılı İlamTaraflarca artış oranı konusunda anlaşma yapılmamışsa, kira bedeli, bir önceki kira yılının üretici fiyat endeksindeki artış oranını geçmemek koşuluyla hâkim tarafından kiralananın durumu göz önüne alınarak hakkaniyete göre belirlenir. Sözleşmenin başlangıç tarihi dikkate alınarak TBK m. 344'ün 1. ve 2. fıkraları gereğince endeks oranını aşmayacak biçimde tespit yapılması zorunludur.
Karar tarihinde ÜFE esas alınmış olmakla birlikte güncel mevzuat uyarınca esas oran TÜFE on iki aylık ortalamalardır. İlk beş yıl içinde açılan kira tespit davalarında mahkemenin rayiç bedel araştırması yapma yetkisi bulunmaz; hâkim yalnızca endeks oranını hesaplamak ve bu oranı aşmamak kaydıyla taşınmazın durumunu gözeterek bedeli belirlemek zorundadır.
Tavan Sınırlama ile Birlikte Taban Koruması
Endeks sınırlaması yalnızca tavan değil, aynı zamanda taban koruması da içerir. Mahkemece yapılan tespit, hiçbir şekilde kiracının halihazırda ödemekte olduğu bedelin altına düşemez.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2017/2745 E., 2017/13776 K. sayılı İlamEndeks uygulanmak suretiyle bulunacak kira bedelinin, ödenen kira bedelinin altına düşmemek kaydıyla tespit edilmesi gerekir. Davalı tarafından ödenen bedelden daha düşük bir kira bedeli tespiti hukuka aykırıdır.
Bu içtihat, kira tespit davasının kiraya veren aleyhine bir sonuç doğurmaması gerektiğini, en azından mevcut kiranın korunması veya endeks oranında artırılması zorunluluğunu ortaya koyar.
| Dönem | Hukuki Rejim | Hâkimin Yetkisi |
|---|---|---|
| İlk 5 yıl | TBK m. 344/1-2 — TÜFE endeks tavanı | Endeks oranını aşmamak kaydıyla tespit |
| 5 yıldan sonra yenilenen sözleşmeler | TBK m. 344/3 — Rayiç bedel ve hakkaniyet | Emsal kıyaslama ile geniş takdir |
| Sonraki her 5 yılın sonu | Yeniden rayiç tespiti yapılabilir | Bilirkişi raporu ve emsal araştırması |
| Taban koruması (her dönem) | Mevcut bedelin altına düşülemez | En az endeks oranı uygulanır |
Beşinci Kira Yılından Sonra Rayiç Bedel Tespiti ve Hakkaniyet İndirimi
Kira sözleşmesinin başlangıcından itibaren beş yılın geride bırakılmasıyla birlikte taraflar arasındaki hukuki rejim "endeks sınırlamasından" "rayiç bedel tespiti" aşamasına geçer. TBK m. 344/3, beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen sözleşmelerde kira bedelinin belirlenmesini hâkimin takdirine bırakmıştır. Bu süreçte hâkim; tüketici fiyat endeksindeki artış oranını, kiralananın durumunu ve emsal kira bedellerini göz önünde bulundurarak hakkaniyete uygun bir bedel tayin eder.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2017/8181 E., 2019/6293 K. sayılı İlamTaraflarca anlaşma yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde ve bundan sonraki her beş yılın sonunda, yeni kira yılında uygulanacak kira bedeli, hâkim tarafından üretici fiyat endeksindeki artış oranı, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri göz önünde tutularak hakkaniyete uygun biçimde belirlenir.
Emsal Kira Bedellerinin Belirlenmesi ve Bilirkişi İncelemesi
Rayiç bedel tayininde en kritik aşama, emsal kira bedellerinin toplanması ve bu emsallerin dava konusu taşınmazla bilimsel yöntemlerle kıyaslanmasıdır. Mahkeme, bu teknik süreci yönetmek üzere mülk yönetimi uzmanları, gayrimenkul değerleme uzmanları ve inşaat mühendislerinden oluşan bir bilirkişi heyeti görevlendirir. Antalya gayrimenkul piyasasında özellikle turizm bölgelerine yakın taşınmazlarda emsal kıyaslamasının sezonluk dalgalanmaları gözeterek yapılması, raporun denetlenebilirliği bakımından önem taşır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2015/4359 E., 2015/8025 K. sayılı İlamKiranın başlangıç tarihine göre kiralanan taşınmazın getirebileceği kira bedelinin 18.11.1964 tarihli ve 2/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince hak ve nesafete göre saptanması gerekir. Belirleme yapılırken benzer yerlerin kira sözleşmeleri incelenmeli, dava konusu yer ile ayrı ayrı karşılaştırılmalı ve kira parasına etki eden hususlar üzerinde durulmalıdır.
Emsal araştırmasında dava konusu taşınmaza yakın konumda, benzer metrekareye sahip ve benzer kullanım amacına (konut veya iş yeri) hizmet eden mülklerin kira bedelleri esas alınmalıdır. Bilirkişi raporu denetlenebilir ve somut verilere dayalı olmalı; her bir emsalin başlangıç tarihi, o tarihteki ekonomik koşullar ve mevcut kira bedeli raporda ayrıntılı işlenmelidir. Soyut "bölge rayiçleri şöyledir" ifadeleri hükme esas alınamaz.
Hakkaniyet İndirimi: Eski Kiracı Lehine Koruma
Bilirkişi tarafından tespit edilen rayiç bedel davanın sonucunu belirleyen son rakam değildir. Türk hukukunda kira tespit davalarında "eski kiracı" lehine bir koruma mekanizması olarak hak ve nesafet indirimi (hakkaniyet indirimi) uygulanır. Bu indirimin temel gerekçesi, mevcut kiracının taşınmazı boşaltma riskinin bulunmaması, emlakçı komisyonunun ödenmemesi ve kiraya verenin yeni kiracı bulma sürecindeki boş kalma maliyetinden kurtulmuş olmasıdır. Yargıtay uygulamasında bu indirim oranı genellikle %10-%20 arasında değişir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2023/118 E., 2023/1431 K. sayılı İlamDavalının eski kiracı sıfatı ile uzun yıllardan beri taşınmazda kiracı olarak bulunması göz önünde tutularak hak ve nesafet kuralları gereği yüzde on oranında indirim yapılması gerekir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/572 E., 2025/3948 K. sayılı İlamMahkeme, bilirkişi raporu doğrultusunda taşınmazın boş olarak kiraya verilmesi halinde getireceği brüt kira bedelini belirledikten sonra TBK m. 344 kapsamında yüzde on oranında hakkaniyet indirimi uygulayarak talebi kabul etmiştir. Hakkaniyet indirimi, taşınmazın güncel piyasa değeri ile eski kiracının korunması arasındaki menfaat dengesinin sağlanmasının aracıdır.
Dava Öncesi Zorunlu Süreçler: Arabuluculuk ve İhtarname
Kira tespit davalarında usuli süreçler en az esasa ilişkin haklılık iddiaları kadar belirleyicidir. Davanın açılmasından önceki süreç, yargılama aşaması kadar kritik hâle gelmiş; dava şartı arabuluculuk ve TBK m. 345 kapsamındaki ihtarname süreleri, davanın ekonomik değerini doğrudan etkileyen unsurlar olarak öne çıkmıştır.
Dava Şartı Arabuluculuk (1 Eylül 2023 İtibarıyla)
7445 sayılı Kanun ile hukuk sistemimize dahil edilen ve 1 Eylül 2023 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren düzenleme uyarınca kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda (tahliye taahhüdüne dayalı icra takipleri hariç) dava açmadan önce arabuluculuğa başvurulması bir dava şartı haline getirilmiştir. Bu düzenleme kira tespit davası açmak isteyen taraflar için aşılması gereken ilk yasal eşiktir.
Arabuluculuk süreci adliyelerdeki arabuluculuk bürolarına yapılan başvuruyla başlar. Taraflar uzlaşmaya varırsa hazırlanan tutanak ilam niteliği kazanır; uzlaşma sağlanamaması durumunda arabulucu tarafından düzenlenen son tutanak, davanın açılabilmesi için mahkemeye sunulması zorunlu evraktır. Tutanağın eklenmemesi veya sürecin işletilmemesi davanın usulden reddine yol açar.
İhtarname Süresi (TBK m. 345/2)
TBK m. 345/2 uyarınca davanın yeni dönemin başlangıcından en geç otuz gün önceki bir tarihte açılmış olması ya da bu süre içinde kira bedelinin artırılacağına ilişkin kiracıya yazılı bildirimde (ihtarname) bulunulmuş olması gerekir. Bu şart yerine getirilmişse mahkemece belirlenecek kira bedeli, yeni kira döneminin başlangıcından itibaren geçerli olur.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2019/4866 E., 2019/8469 K. sayılı İlamTBK m. 345/2 gereğince otuz gün önceden artışa ilişkin ihtarın tebliğ edilmemiş olması halinde davacı, talep ettiği başlangıç tarihinden itibaren kira bedelinin tespitini isteyemez. Bu durumda tespit talebi bir sonraki kira dönemine kaydırılır.
İhtarnamenin içeriği kadar tebliğ edildiği kişinin ve yöntemin de hukuki geçerliliği kritiktir. Özellikle tüzel kişi kiracılarda tebligatın yetkili kişiye yapılması zorunludur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2003/520 E., 2003/484 K. sayılı İlamİhtarnamenin tebliğ edildiği şahsın şirket yetkilisi sıfatını taşımaması halinde tebligat usulüne uygun yapılmamış sayılır ve kira bedelinin artırılacağına dair bildirim hukuki sonuç doğurmaz.
Dava Açma Süresinin Hak Düşürücü Etkisi
Kira bedelinin her zaman tespit edilebileceği ilkesi, bu tespitin hangi dönem için geçerli olacağı sorusunu ortadan kaldırmaz. Mülk sahibi kira döneminin başlamasından çok sonra dava açar ve öncesinde usulüne uygun ihtarname göndermemişse, mahkeme davanın açıldığı dönemi değil bir sonraki dönemi esas alarak tespit yapar.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2020/2382 E., 2020/3713 K. sayılı İlamYeni kira döneminin sona ermesinden sonra açılan davada, davacı geçmiş döneme yönelik tespit isteyemez; davacının ancak takip eden kira yılından itibaren kira bedelinin tespitini talep etme hakkı bulunmaktadır.
Beş yılı dolduran ve rayiç bedel üzerinden artış talep edilecek sözleşmelerde, beşinci yılın bitimine en az 3-4 ay kala hukuki hazırlıklara başlanmalı, ihtarname takvimi oluşturulmalı ve arabuluculuk başvurusunun zamanlaması yapılmalıdır. Usulüne uygun ihtarname gönderen taraf, yeni dönemin sonuna kadar dava açma hakkını saklı tutar; otuz gün önceden ihtarname gönderen kişi, yeni kira yılı başladıktan aylar sonra dahi davasını açsa, mahkemece belirlenecek bedel o yılın başından itibaren geçerli sayılır.
KDV, Stopaj Ayrımı ve Yargılama Giderleri
Kira tespit davalarında mahkemelerce kurulan hükümlerin en kritik noktalarından biri, tespit edilen bedelin brüt mü yoksa net mi olduğu sorusudur. Bu ayrım, hem mülk sahibinin eline geçecek gerçek tutarı hem de kiracının vergi dairesine karşı yükümlülüklerini doğrudan etkiler. Yargıtay; tarafların sıfatına ve taşınmazın kullanım amacına göre net bir ayrım yapmaktadır.
Brüt-Net Ayrımı ve Mahkeme Hükmünde Açıklık
Mülk sahibi gerçek kişi ise mahkemece belirlenen bedel stopaj dahil (brüt) olarak ifade edilmelidir; çünkü kiracı kira bedelini öderken stopajı mülk sahibi adına vergi dairesine yatırmakla yükümlüdür. İş yeri kiralarında KDV mükellefiyeti söz konusu olduğunda mahkeme hükmünün hem net hem brüt rakamı içerecek şekilde net olarak kurulması, mali müşavir nezdindeki muhasebeleştirme işlemlerinde tereddüdü ortadan kaldırır.
| Mülk Sahibi Sıfatı | Hüküm Şekli | Vergisel Yükümlülük |
|---|---|---|
| Gerçek kişi | Stopaj dahil brüt bedel | Kiracı stopaj keserek vergi dairesine yatırır |
| Tüzel kişi (KDV mükellefi) | Net bedel + KDV açıkça gösterilir | KDV faturası düzenlenir |
| İş yeri kirası | Hem net hem brüt belirtilmesi tavsiye edilir | Stopaj ve KDV ayrımı net olmalıdır |
Yargılama Giderleri ve Kiracının Ödeme Stratejisi
Kira bedelinin tespiti davası, kiracının istenen bedeli rızaen ödemeye başlaması halinde dahi reddedilmez. Mahkeme, kira ilişkisinin gelecek dönemleri için hukuki belirlilik sağlamak adına mutlaka tespit kararı verir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2017/7070 E., 2019/3432 K. sayılı İlamKira bedelinin miktarına ilişkin uyuşmazlık nedeniyle mahkemeye müracaat edilmiş ve kira bedelinin dava yoluyla tespiti istenmiş ise, davalı taraf artırılması istenilen veya karar verilebilecek miktarı ödese dahi dava reddedilmeyip kira tespit kararı verilmesi gerekir.
Bununla birlikte kiracının ödeme yapmış olması yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden korunmasını sağlayabilir. Kiracı, dava açılmasına sebebiyet vermediği takdirde davanın ekonomik yükünü taşımaktan kurtulur.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2020/2382 E., 2020/3713 K. sayılı İlamDavalı tarafından ödenen kira bedelinin, mahkemece hükmedilen kira bedeli ile aynı veya daha fazla olması halinde, davalının dava açılmasına sebebiyet vermediği kabul edilerek yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden sorumlu tutulmaması gerekir.
Beş yılı dolduran kiracılar için arabuluculuk aşamasında veya dava dilekçesinin tebliğinden sonra rayiç bedellere yakın makul bir artış yapmak, ağır mahkeme masraflarından (harç, bilirkişi ücreti, keşif gideri, karşı vekalet ücreti) korunmanın en etkili yoludur. Mahkeme tespit kararı verse dahi yargılama giderleri kiracıya yüklenmeyebilir.
Vekalet Ücretinin Hesaplanması
Vekalet ücreti, kira tespit davalarına özgü bir usulle hesaplanır. Yargıtay yerleşik içtihadına göre vekalet ücreti, halen ödenmekte olan aylık kira bedeli ile hüküm altına alınan miktar arasındaki farkın bir yıllık tutarı üzerinden hesaplanır. Bu nedenle dava açılırken talep edilen bedelin fahiş tutulması, davanın kısmen reddi halinde mülk sahibinin ciddi karşı vekalet ücreti ödemesine yol açar; düşük tutulması ise mülkiyet hakkının tam olarak korunamaması sonucunu doğurur.
Sonuç: Kira Tespit Davasında Stratejik Yaklaşım
Türk Borçlar Kanunu'nun 344 ve 345. maddeleri uyarınca açılan kira tespit davaları, taraflar arasındaki kira bedelinin güncel piyasa koşullarına, emsal rayiçlere ve hakkaniyet ilkelerine göre yeniden belirlenmesini sağlayan kritik bir hukuki koruma mekanizmasıdır. Davanın başarısı yalnızca esasa ilişkin haklılık iddialarına değil, aynı zamanda usuli süreçlerin kusursuz yönetilmesine bağlıdır.
Sözleşmenin başlangıç tarihinden itibaren beş yıllık sürenin dolup dolmadığı belirlenmelidir; bu süre rayiç bedel ile endeks rejimi arasındaki ayrımı yapar. TBK m. 345/2 kapsamındaki otuz günlük ihtarname süresi titizlikle hesaplanmalı ve usulüne uygun tebligat sağlanmalıdır. Dava şartı arabuluculuk başvurusu zamanında yapılmalı, son tutanak temin edilmelidir. Bilirkişi raporundaki emsal kıyaslamalarının somut verilere dayanıp dayanmadığı denetlenmelidir. Vergisel yükümlülükler (stopaj, KDV) gözetilerek talep sonucunun brüt-net niteliği netleştirilmelidir.
Antalya'da kira tespit davaları Antalya Sulh Hukuk Mahkemelerinin görev alanına girmekte olup, Antalya gayrimenkul piyasasının turizm odaklı yapısı emsal kıyaslamasında bölgesel verilerin titizlikle değerlendirilmesini gerektirir. Bu usuli labirentte hak kaybına uğramamak için sürecin uzman bir hukukçu rehberliğinde yönetilmesi, mali ve hukuki güvenlik bakımından elzemdir.
Kira Tespit Davası Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Kira tespit davası nedir?
Kira tespit davası, taraflar arasında yenilenen kira ilişkisinde yeni dönemde uygulanacak kira bedelinin miktarı konusunda anlaşma sağlanamaması halinde, mahkemenin TBK m. 344 kapsamında objektif kriterlere ve hakkaniyete göre bedeli belirlediği tespit davasıdır. Eda davası niteliğinde olmadığından, mahkemenin görevi tahsil değil, bedeli netleştirmektir.
Kira tespit davası ne zaman açılabilir?
Kira bedelinin tespiti davası her zaman açılabilir. Ancak tespit edilen bedelin yeni kira döneminin başlangıcından itibaren geçerli olabilmesi için TBK m. 345/2 uyarınca davanın yeni dönemin başlangıcından en geç otuz gün önce açılması veya bu süre içinde kiracıya yazılı ihtarname gönderilmiş olması gerekir.
Beş yılı dolduran kiracı için artış nasıl hesaplanır?
TBK m. 344/3 uyarınca beş yılı dolduran sözleşmelerde hâkim; TÜFE artış oranını, kiralananın durumunu ve emsal kira bedellerini gözeterek hakkaniyete uygun bir bedel belirler. Bilirkişi taşınmazın boş olarak kiraya verilmesi halindeki rayiç bedeli tespit eder; mahkeme bu bedel üzerinden eski kiracı sıfatı nedeniyle %10-20 arasında hakkaniyet indirimi uygular.
İhtarname göndermek zorunlu mu?
TBK m. 345/2 uyarınca dava yeni dönemin başlangıcından otuz gün önce açılmamışsa, aynı süre içinde kiracıya yazılı bildirim (ihtarname) gönderilmesi zorunludur. Aksi takdirde mahkemece belirlenecek bedel, dava tarihindeki dönem için değil, bir sonraki dönemden itibaren geçerli olur. Bu durum mülk sahibi için ciddi maddi kayıp doğurur.
Hakkaniyet indirimi nedir, oranı ne kadardır?
Hakkaniyet indirimi, eski kiracı sıfatı taşıyan kişinin lehine bilirkişi tarafından tespit edilen rayiç bedelden yapılan indirimdir. Gerekçesi; mevcut kiracının taşınmazı boşaltma riskinin bulunmaması, emlakçı komisyonu ödenmemesi ve kiraya verenin yeni kiracı arama maliyetinden kurtulmuş olmasıdır. Yargıtay uygulamasında bu oran genellikle %10-%20 arasında belirlenir.
Kiracı dava açıldığında istenen bedeli ödese davayı kazanır mı?
Hayır, dava reddedilmez. Yargıtay yerleşik içtihadına göre kiracı istenen veya karar verilebilecek bedeli ödese dahi mahkeme mutlaka tespit kararı verir. Ancak ödenen bedel hükmedilen bedele eşit veya daha fazlaysa, kiracı dava açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmayabilir.
Kira tespit davası için arabuluculuğa başvurmak gerekir mi?
Evet. 1 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun ile kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda (tahliye taahhüdüne dayalı icra takipleri hariç) dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline gelmiştir. Arabuluculuk son tutanağı dava dilekçesine eklenmediği takdirde mahkeme davayı usulden reddeder.


