7589 sayılı Kanun (Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun), 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kamuoyunda yargı paketi 2026 olarak anılan bu düzenleme; belirsiz alacak davasının kaldırılması, tazminat davalarında faiz rejiminin yeniden kurgulanması, kanuni faiz oranının hesaplanma yönteminin değiştirilmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kurumunun yeniden düzenlenmesi ve idari yargıda kanun yollarının daraltılması gibi köklü değişiklikler içermektedir. Toplam 27 maddeden oluşan kanun; Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Türk Borçlar Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, İdari Yargılama Usulü Kanunu ve Noterlik Kanunu başta olmak üzere on ayrı kanunda değişiklik yapmaktadır. Bu yazıda, Antalya'da ve Türkiye genelinde görülen davaları doğrudan etkileyen bu değişiklikler madde madde ele alınmaktadır.
7589 Sayılı Kanun Nedir ve Hangi Alanları Düzenlemektedir?
7589 sayılı Kanun, 16 Temmuz 2026 tarihinde kabul edilen ve yargılama süreçlerini hızlandırmayı, kanun yollarını sadeleştirmeyi ve uygulamada tartışma yaratan kurumları yeniden yapılandırmayı amaçlayan bir torba yargı düzenlemesi olarak tanımlanır. Kanun; icra ve iflâs hukuku, noterlik işlemleri, idari yargı, hâkimlik mesleği, kanuni faiz, medeni hukuk, ceza hukuku, ceza muhakemesi, borçlar hukuku ve hukuk muhakemesi alanlarında toplam on kanunda değişiklik yapmaktadır.
Değişikliklerin büyük bölümü yayım tarihi olan 31 Temmuz 2026 itibarıyla yürürlüğe girmiştir; vesayet makamı satışlarının elektronik ortama taşınması ve SEGBİS ile duruşmaya katılanlara ilişkin imza düzenlemesi ise 31 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir. Antalya barosuna kayıtlı avukatlardan adliye personeline, devam eden davası bulunan vatandaşlardan yabancı uyruklu dava taraflarına kadar geniş bir kesimi ilgilendiren bu takvim, yazının sonundaki tabloda ayrıntılı olarak gösterilmiştir.
Belirsiz Alacak Davası Kaldırıldı: HMK 107 Yürürlükten Kalktı
7589 sayılı Kanun'un uygulamayı en geniş biçimde etkileyen düzenlemesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesinin yürürlükten kaldırılmasıdır. Bu değişiklikle belirsiz alacak davası kaldırıldı; 31 Temmuz 2026 tarihinden itibaren Antalya dâhil ülke genelinde yeni bir belirsiz alacak davası açılması mümkün değildir. Belirsiz alacak davası, alacağın miktarını dava tarihinde tam olarak belirlemesi kendisinden beklenemeyen davacının asgari bir tutar göstererek açtığı dava türünü ifade eder ve özellikle işçilik alacakları ile tazminat davalarında yaygın biçimde kullanılmaktaydı.
Yeni Model: Kısmi Davada Tek Seferlik Talep Artırımı (HMK 109/4)
Kanun koyucu, belirsiz alacak davasının boşluğunu kısmi dava kurumunu güçlendirerek doldurmuştur. HMK'nın 109. maddesine eklenen dördüncü fıkra uyarınca, alacağın yalnızca bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Düzenlemenin en önemli sonucu zamanaşımına ilişkindir: artırılan kısım bakımından da zamanaşımı, dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.
"Alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır." (HMK m.109/4)
Bu model, bilirkişi raporuyla alacağın gerçek tutarı ortaya çıktığında davacının ıslaha veya ek davaya başvurmadan talebini artırmasına imkân tanımaktadır. Antalya'daki hukuk mahkemelerinde görülen işçilik alacağı ve tazminat davalarında dava stratejisinin artık bu yeni modele göre kurulması gerekecektir.
Açılmış Belirsiz Alacak Davaları Ne Olacak?
Geçici madde 1/10 uyarınca, yürürlükten kaldırılan HMK 107, kaldırılma tarihinden önce açılan davalar bakımından uygulanmaya devam eder. Dolayısıyla 31 Temmuz 2026 öncesinde açılmış belirsiz alacak davaları, eski hükümlere göre görülmeye ve sonuçlandırılmaya devam edecektir; bu davalarda hak kaybı söz konusu değildir.
Tazminat Davalarında Faiz Rejimi Değişti (TBK 55)
Türk Borçlar Kanunu'nun 55. maddesine eklenen fıkralarla, bedensel zarar ve destekten yoksun kalma tazminatlarında faizin hangi tarihten işletileceği ilk kez kanun düzeyinde netleştirilmiştir. Yeni düzenlemeye göre çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile destekten yoksun kalma tazminatlarında; zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminat tutarına haksız fiil veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten, kazancın bilinemediği döneme ilişkin hesaplanan tutara ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir.
Ayrıca, tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla ödenen bedelin, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edileceği hükme bağlanmıştır. Bu kural, özellikle sigorta şirketlerinin dava öncesi yaptığı kısmi ödemelerin tazminattan nasıl düşüleceği konusundaki içtihat tartışmalarını sona erdirmeyi amaçlamaktadır. Trafik yoğunluğu ve turizm hareketliliği nedeniyle bedensel zararlı kazaların sık yaşandığı Antalya'da bu değişiklik, tazminat davalarının hesap ve faiz boyutunu doğrudan etkileyecektir.
Geçici madde 1/9 uyarınca yeni faiz rejimi, yalnızca değişikliğin yürürlüğe girdiği 31 Temmuz 2026 tarihinden sonra meydana gelen haksız fiiller ve zarar doğuran olaylar hakkında uygulanır; bu tarihten önceki olaylara dayanan davalarda maddenin önceki hâli geçerliliğini korur.
Kanuni Faiz Oranının Hesaplanma Yöntemi Değişti
3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 1. maddesi yeniden düzenlenmiştir. Yeni hükme göre, faiz ödenmesi gereken hâllerde oran sözleşmeyle belirlenmemişse kanuni faiz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden yıllık olarak hesaplanır. Reeskont oranının 30 Haziran günü, önceki yılın 31 Aralık günündeki orandan beş puan veya daha fazla farklı olması hâlinde, yılın ikinci yarısında 30 Haziran günü belirlenen oranın yüzde sekseni geçerli olur.
Bu değişiklik, uzun süredir sabit kalan kanuni faiz oranını piyasa koşullarına duyarlı, yılda iki kez güncellenebilen dinamik bir yapıya kavuşturmaktadır. Antalya'daki alacak, kira ve tazminat davalarının ekonomik sonuçları bakımından bu hesap yönteminin yakından izlenmesi gerekmektedir.
Hukuk Yargılamasında Usul Değişiklikleri
Duruşmalar Arasındaki Süre Üç Ayı Geçemeyecek (HMK 147)
HMK'nın 147. maddesine eklenen fıkra uyarınca, duruşmalar arasındaki süre üç aydan uzun olamaz. İşin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde hâkim, gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebilir. Yoğun duruşma takvimiyle çalışan Antalya adliyelerinde bu kuralın, davaların ortalama görülme süresini kısaltması beklenmektedir.
SEGBİS ile Katılanlarda Islak İmza Aranmayacak (HMK 149)
Ses ve görüntü nakli yoluyla (SEGBİS) duruşmaya bulunduğu yerden katılmasına karar verilenler hakkında, elle atılan imzaya ilişkin hükümler artık uygulanmayacaktır. Ancak kanun koyucu, sonuçları ağır olan usul işlemlerini bu kolaylığın dışında tutmuştur: ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabul ve sulh hâllerinde imza kuralları geçerliliğini sürdürür. Bu düzenleme 31 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir. Başka şehirde veya yurt dışında bulunan tarafların Antalya'daki duruşmalara uzaktan katılımı bu sayede usul yönünden sadeleşmektedir.
Dava Birleştirme ve Ayırma Kararlarında Kanun Yolu Netleşti (HMK 166 ve 168)
HMK 166'da yapılan değişiklikle, ilk davanın açıldığı mahkemenin birleştirme kararıyla bağlılığı, kararın verilmesine değil kesinleşmesine bağlanmıştır. HMK 168'in yeni hâline göre; aynı yargı çevresindeki aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülen davalar yönünden verilen birleştirme kararına karşı sadece istinaf yoluna başvurulabilir. İlk derece mahkemelerinin ayırma kararlarına karşı istinaf, bölge adliye mahkemelerinin birleştirme ve ayırma kararlarına karşı temyiz yoluna ise ancak hükümle birlikte gidilebilir; bu husus tek başına kaldırma veya bozma sebebi teşkil etmez. Aynı taraflar arasında birden fazla dosyanın yürütüldüğü Antalya'daki ticari ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında bu netleşme, usul ekonomisi bakımından önemli bir kazanımdır.
İstinaf Sonrası Temyizde Parasal Fark Ölçütü (HMK 362)
HMK 362'ye eklenen üçüncü fıkrayla, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu kısmen veya tamamen kabul ederek yeniden esas hakkında verdiği kararların temyizi, kabul veya ret edilen kısmın temyiz parasal sınırını aşması koşuluna bağlanmıştır. Bölge adliye mahkemesi kararı ile ilk derece mahkemesi kararı arasındaki farkın istinaf parasal sınırını geçmediği hâller ile kararın yalnızca yargılama giderine veya vekâlet ücretine ilişkin olduğu hâllerde temyiz yolu kapalıdır. Böylece küçük tutarlı uyuşmazlıkların Yargıtay önüne taşınması önlenmekte; Antalya'daki alacak davalarında kanun yolu stratejisinin dava değerine göre en başından planlanması gerekmektedir.
İdari Yargıda Köklü Değişiklikler
Tek Hâkimle Görülecek Davaların Kapsamı Genişledi
2576 sayılı Kanun'un 7. maddesinde yapılan değişiklikle, idare mahkemelerinde tek hâkimle çözümlenecek davaların parasal sınırı 25.000 TL'den 486.000 TL'ye yükseltilmiştir. Ayrıca düzenleyici işlemlere karşı açılanlar hariç olmak üzere; öğrenci disiplin işlemleri (uzaklaştırma ve ilişik kesme sonucu doğuranlar hariç), kamu görevlilerinin geçici görevlendirme, yolluk, lojman ve izin işlemleri, uyarma cezaları, meslek kuruluşlarının üyeleri hakkındaki disiplin cezaları (mesleki faaliyeti engelleyenler hariç) ve 2022 sayılı Kanun'un uygulanmasından doğan davalar tek hâkimle görülecek dava türleri arasında sayılmıştır. Geçici madde 1/2 uyarınca bu değişiklik yalnızca 31 Temmuz 2026'dan sonra açılan davalarda uygulanır. Antalya'daki idare mahkemelerinde görülen imar, ruhsat ve kamu personeli uyuşmazlıklarının önemli bir bölümü artık tek hâkim tarafından karara bağlanacaktır.
Yabancılar Hukuku Davalarında Temyiz Yolu Kapandı (İYUK 46)
İYUK 46'ya eklenen ikinci fıkra uyarınca, bölge idare mahkemesinin istinaf incelemesinde ilk derece kararını kaldırması üzerine yeniden verdiği kararlar, kural olarak tebliğden itibaren otuz gün içinde Danıştay'da temyiz edilebilecektir. Ancak kanun, bazı dava türlerini bu imkânın dışında tutmuştur ve bunların en önemlisi 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'ndan kaynaklanan davalardır.
"Ancak, aşağıda sayılan dava ve işler bakımından kaldırma kararı üzerine yeniden bir karar verilmiş olsa dahi temyiz yoluna başvurulamaz: ... d) 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun uygulanmasından kaynaklanan davalar." (İYUK m.46/2)
İkamet izni iptali, sınır dışı etme kararı ve idari gözetim gibi 6458 sayılı Kanun kapsamındaki uyuşmazlıklarda kanun yolu artık istinaf aşamasında kesin olarak sona ermektedir; bu dosyalarda Danıştay denetimi bulunmayacaktır. Yabancı nüfusun yoğun olduğu Antalya'da ikamet izni ve oturum davalarıyla sık karşılaşıldığından, bu davalarda ilk derece ve istinaf aşamalarının en başından itibaren eksiksiz bir savunma stratejisiyle yürütülmesi her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır. Tek hâkimle görülen davalar ile 4081 ve 3091 sayılı Kanunlardan kaynaklanan davalar da temyiz kapsamı dışındadır.
Bölge İdare Mahkemesinin Dosyayı Geri Gönderme Yetkisi Sınırlandı (İYUK 45)
İYUK 45'in yeni hâlinde, bölge idare mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak dosyayı geri gönderebileceği hâller sınırlı sayıda sayılmıştır; bu hâller dışında geri gönderme kararı verilemez. Keşif veya bilirkişi incelemesi yaptırılmadan yahut duruşma yapılmadan karar verilmiş olması hâlinde ise bölge idare mahkemesi bu eksikliği kendisi giderebilecektir. Düzenleme, dosyaların dereceler arasında gidip gelmesinden kaynaklanan zaman kaybını önlemeye yöneliktir.
HAGB Yeniden Düzenlendi: İtiraz Yerine İstinaf Dönemi (CMK 231)
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), sanık hakkında kurulan hükmün belirli koşullarla hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları sonrasında beklenen HAGB değişikliği, 7589 sayılı Kanun'la gerçekleştirilmiş ve CMK 231'in beş ila on dördüncü fıkraları bütünüyle yeniden yazılmıştır. İki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezalarında uygulanabilen kurumun temel koşulları (kasıtlı suçtan mahkûm olmama, yeniden suç işlemeyeceği kanaati, zararın giderilmesi) korunmuş; denetim süresi beş yıl, denetimli serbestlik tedbiri en fazla bir yıl olarak belirlenmiştir.
Yeni düzenlemenin en önemli yeniliği kanun yolundadır: HAGB kararına karşı artık itiraz değil, istinaf yoluna başvurulur ve istinaf incelemesi hem usule hem esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden yapılır. Eski sistemde itiraz merciinin çoğunlukla şeklî bir inceleme yapması, kurumun en çok eleştirilen yönüydü; Antalya ceza mahkemelerinde verilen HAGB kararları da bundan böyle bölge adliye mahkemesinin tam denetimine tabi olacaktır.
Denetim süresi içinde kasten yeni suç işlenmesi veya yükümlülüklere aykırılık hâlinde mahkeme hükmü açıklar; ancak yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşulları varsa hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verebilir. Öte yandan işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa'nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlarda HAGB hükümleri uygulanmaz.
Dolandırıcılığa İştirakte Ceza İndirimi (TCK 158/4)
Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesine eklenen dördüncü fıkra uyarınca; dolandırıcılık suçlarına iştirakin, kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması hâlinde verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu hüküm, uygulamada "hesabını kiralayan" veya kartını başkasına veren kişilerin, dolandırıcılığın asıl failleriyle aynı ağırlıkta cezalandırılmasına yönelik eleştirilere yanıt vermektedir.
Geçici madde 1'in altıncı ve yedinci fıkraları kapsamlı bir geçiş rejimi öngörmektedir: kanun yolu aşamasındaki dosyalarda yeni fıkranın uygulanacağı sanıklar bakımından bozma kararı verilerek dosya ilk derece mahkemesine gönderilir. İnfaz aşamasındaki hükümlüler ise mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı ay içinde mağdurun zararını aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermeleri hâlinde TCK 168/2'deki etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilir. Antalya gibi turizm kaynaklı ekonomik hareketliliğin yüksek olduğu illerde sıkça görülen banka hesabı temini yoluyla dolandırıcılık dosyalarında bu geçiş hükümleri çok sayıda yargılamayı etkileyecektir.
Noterlik İşlemlerinde Elektronik Dönem (Noterlik Kanunu 55)
Noterlik Kanunu'nun 55. maddesi yeniden düzenlenmiştir. Mahkeme, sulh ceza hâkimliği veya Cumhuriyet başsavcılığı tarafından noterlik evrakının aslının istenmesi hâlinde noter, evrakın bir örneğini çıkarıp aslına uygunluğunu onaylar; onaylı örneği aslının yerinde saklayarak aslını ilgili mercie gönderir. Onaylı örnek istendiğinde ise noter, evrakın aslını elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imzayla imzalayarak oluşturduğu onaylı örneği ilgili mercie elektronik ortamda iletir.
Bu işlemler için yevmiye numarası verilmez; posta masrafı ve tarifeyle belirlenen yol masrafı hariç olmak üzere harç, vergi ve değerli kâğıt ücreti dâhil hiçbir ücret alınmaz. Düzenleme, Antalya'daki noterlikler ile adli merciler arasındaki evrak trafiğini hızlandıracak ve yargılamalarda sık yaşanan "noter evrakı bekleme" kaynaklı gecikmeleri azaltacaktır.
Diğer Önemli Değişiklikler
7589 sayılı Kanun'un görece dar kapsamlı ancak Antalya'daki adli uygulamada da karşılık bulacak diğer düzenlemeleri şunlardır:
- Hâkim ve savcılar için yeni disiplin sebebi (2802 s.K. m.63): Mesleğin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurmak, kınama cezasını gerektiren fiiller arasına eklenmiştir. Bu hüküm, yargılamaları uzatan gereksiz bilirkişi incelemelerinin önüne geçmeyi amaçlamaktadır.
- Kaçak sanık hakkında kovuşturma (CMK 247): Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilir; ancak daha önce sorgusu yapılmamışsa mahkûmiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.
- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazına süre (CMK 308): Ceza Genel Kurulu'na itiraz, dosyanın teslim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde yapılabilecektir; sanık lehine itirazda süre aranmaz.
- Adli Tıp Kurumu'nda görev süresi (2659 s.K. m.26): Adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeleri ile grup ve daire başkanlarının görev süresi dört yıl olarak belirlenmiştir.
- Genetik inceleme verilerinin korunması (CMK 80): Moleküler genetik inceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılarak mahsus bir sisteme kaydedilir; beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararının kesinleşmesi hâlinde derhâl, diğer hâllerde kararın kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl geçmekle Cumhuriyet savcısı huzurunda yok edilir.
İcra ve Satış Hukukunda Değişiklikler
7589 sayılı Kanun, icra ve satış hukukunda da önemli yenilikler getirmiştir: satış talep eden ve artırmaya katılmak isteyen alacaklı, alacağının teminatı karşıladığı miktar kadar teminat yatırma yükümlülüğünden muaf tutulmuş, Hazine ise açık artırmalarda teminat göstermekten tümüyle muaf kılınmıştır. Türk Medenî Kanunu'nun 440 ve 444. maddelerinde yapılan değişikliklerle, vesayet altındaki kişilere ait malların satışı 31 Ekim 2026 itibarıyla UYAP'a entegre elektronik satış portalında yapılacak açık artırmalara taşınmıştır. Miras yoluyla edinilen taşınmazlarda ortaklığın satış suretiyle giderilmesine ilişkin köklü değişiklikler ise ayrı bir yazının konusudur; ayrıntılar için izale-i şüyu davalarındaki değişikliklerin ayrıntılı incelemesi başlıklı yazımıza bakabilirsiniz.
7589 Sayılı Kanun Yürürlük Takvimi
Kanunun 26. maddesi, farklı hükümler için üç ayrı yürürlük tarihi öngörmektedir. Antalya'da devam eden dava ve icra takipleri bakımından hangi hükmün hangi tarihte uygulanmaya başlayacağı aşağıdaki tabloda gösterilmiştir:
| Madde | Konu | Yürürlük Tarihi |
|---|---|---|
| m.3 (Danıştay Kanunu geçici m.27) | Danıştay üyelik düzenlemesine ilişkin sürelerin uzatılması | 23 Temmuz 2026'dan geçerli olmak üzere yayımı tarihinde (31 Temmuz 2026) |
| m.11, m.12 ve m.22 | Vesayet makamı satışlarının elektronik satış portalına taşınması (TMK 440, 444) ve SEGBİS ile duruşmaya katılanlarda imza düzenlemesi (HMK 149) | 31 Ekim 2026 (yayımdan üç ay sonra) |
| Diğer tüm maddeler | Belirsiz alacak davasının kaldırılması, faiz rejimi, HAGB, idari yargı, noterlik ve icra hükümleri dâhil | 31 Temmuz 2026 (yayımı tarihinde) |
Geçiş hükümleri de yürürlük takvimi kadar önemlidir: idari yargıdaki tek hâkim sınırı yalnızca yeni açılan davalarda, İYUK 46 değişikliği yalnızca yürürlükten sonra verilen bölge idare mahkemesi kararlarında, yeni faiz rejimi yalnızca yürürlükten sonraki olaylarda uygulanacak; kaldırılan belirsiz alacak davası ise açılmış davalar yönünden varlığını sürdürecektir.


