yandex

Rafet Aslan Hukuk Bürosu, birey ve şirketlere odaklı hukuki danışmanlık, dava ve tahkim süreçlerinde stratejik temsil ve kalıcı çözümler sunar.

Av. Rafet Aslan - Gayrimenkul, Ticaret ve Göçmenlik Hukuku

Hisseli Tapu: Paylı ve Elbirliği Mülkiyette Satış, Habersiz Devir ve Payı Ayırma Yolları

  • Anasayfa
  • Blog
  • Hisseli Tapu: Paylı ve Elbirliği Mülkiyette Satış, Habersiz Devir ve Payı Ayırma Yolları
Hisseli Tapu: Paylı ve Elbirliği Mülkiyette Satış, Habersiz Devir ve Payı Ayırma Yolları

Hisseli tapu, bir taşınmazın maddi olarak bölünmemiş hâlde birden çok kişiye ait olduğu mülkiyet durumunu ifade eder. Türk hukukunda hisseli tapu tek bir kavram değildir: paylı mülkiyet ve elbirliği mülkiyeti olmak üzere birbirinden çok farklı sonuçlar doğuran iki ayrı rejim söz konusudur. Bu ayrım, payınızı tek başınıza satıp satamayacağınızı, diğer paydaşların önalım hakkını kullanıp kullanamayacağını ve ortaklığı hangi dava ile sonlandırabileceğinizi doğrudan belirler.

Antalya gibi hisseli arsa, tarla ve miras kalmış taşınmaz mülkiyetinin yoğun olduğu illerde, bu iki rejimin karıştırılması alıcı ve satıcı bakımından tapu iptali, ecrimisil ve zorunlu satış riskleri doğurmaktadır. Bu rehber, hisseli tapuda satış sürecini, habersiz devrin hukuki sonuçlarını ve payı ayırmanın üç yasal yolunu mevzuat ve yerleşik içtihat çerçevesinde ele almaktadır.

Hisseli Tapu Nedir?

Hisseli tapu, bir taşınmazın mülkiyetinin birden fazla kişiye ait olduğu ve tapu kütüğünde bu kişilerin malik olarak birlikte gösterildiği durumu ifade eder. Burada bölünmüş olan şey taşınmazın kendisi değil, mülkiyet hakkıdır. Taşınmazın fiziki bütünlüğü korunur; paydaşların her biri, malın tamamı üzerinde belirli bir oranda hak sahibidir.

Hukukumuzda "hisseli tapu" resmî bir terim değildir. Tapu kütüğünde karşılaşılan iki teknik rejim, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nda paylı mülkiyet (m. 688-700) ve elbirliği mülkiyeti (m. 701-703) başlıkları altında düzenlenmiştir. Halk arasında paylı mülkiyet için "müşterek mülkiyet", elbirliği mülkiyeti için "iştirak hâlinde mülkiyet" ifadeleri de kullanılmaktadır.

Paylı Mülkiyet ve Elbirliği Mülkiyeti Ayrımı

Paylı mülkiyet, birden çok kişinin maddi olarak bölünmemiş bir şeyin tamamına belirli paylarla malik olması olarak tanımlanır. Elbirliği mülkiyeti ise kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan bir topluluk nedeniyle mallara birlikte malik olunması hâlini ifade eder. Paylı mülkiyette her paydaşın oran olarak belirlenmiş bir payı vardır; elbirliği mülkiyetinde ise belirlenmiş pay yoktur ve her ortağın hakkı malların tamamına yaygındır.

Bu ayrımın pratik sonucu tek cümleyle özetlenebilir: Paylı mülkiyette paydaş kendi payı üzerinde tek başına tasarruf edebilir; elbirliği mülkiyetinde ortak, tek başına hiçbir tasarrufta bulunamaz.

Karşılaştırma Ölçütü Paylı Mülkiyet (Müşterek) Elbirliği Mülkiyeti (İştirak Hâlinde)
Kanuni dayanak TMK m. 688-700 TMK m. 701-703
Payın tapudaki görünümü 1/2, 1/4, 240/1200 gibi belirli oran Belirli pay yoktur; hak malın tamamına yaygındır
Payın tek başına satışı Mümkündür Mümkün değildir (TMK m. 702/son)
Payın haczi ve rehni Pay doğrudan haczedilebilir ve rehnedilebilir Tek tek paylar üzerinde değil, ancak ortaklık payı üzerinde işlem yapılabilir
Taşınmazın tamamı üzerinde tasarruf Kural olarak tüm paydaşların kabulü gerekir (TMK m. 692) Oybirliği zorunludur (TMK m. 702)
Önalım (şufa) hakkı Vardır (TMK m. 732) Yoktur; pay satışı zaten mümkün olmadığından uygulanmaz
Tipik doğuş sebebi Birlikte satın alma, ifraz, imar uygulaması, taksim Miras ortaklığı, mal ortaklığı, adi ortaklık
Sona erdirme yolu Rızai taksim, ifraz veya ortaklığın giderilmesi davası Önce paylı mülkiyete dönüştürme (TMK m. 644), ardından paylaşma

Tapu Kaydında Hangi Mülkiyet Türünde Olduğunuzu Nasıl Anlarsınız?

Tapu senedi veya taşınmaz kayıt belgesi üzerindeki "hisse" sütunu bu sorunun yanıtını verir. Kayıtta 1/3, 5/8 gibi kesirli bir oran yazılıysa paylı mülkiyet; "iştirak hâlinde" ya da "elbirliği hâlinde" ibaresi veya mirasçıların adlarının ortak bir topluluk olarak gösterilmesi söz konusuysa elbirliği mülkiyeti vardır. Kayıt e-Devlet üzerinden Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü hizmetleriyle veya Web Tapu sistemi aracılığıyla incelenebilir.

Miras Yoluyla Gelen Taşınmazlarda Sık Yapılan Hata

Veraset ilamı alınmış ve intikal tapuya işlenmiş olması, mülkiyetin otomatik olarak paylı mülkiyete döndüğü anlamına gelmez. İntikal kural olarak elbirliği mülkiyeti şeklinde tescil edilir. Mirasçılardan birinin payını satabilmesi için önce elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi gerekir. Bu dönüşüm yapılmadan imzalanan satış sözleşmeleri, taşınmaz mülkiyetini geçirme bakımından sonuç doğurmaz.

Hisseli Tapuda Kendi Payınızı Satabilir misiniz?

Bu sorunun yanıtı doğrudan mülkiyet rejimine bağlıdır. Paylı mülkiyette paydaş, diğer paydaşların onayını almaksızın kendi payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satabilir. Elbirliği mülkiyetinde ise ortağın tek başına pay satması hukuken mümkün değildir.

Paylı Mülkiyette Pay Satışı

Türk Medenî Kanunu m. 688 uyarınca paydaşlardan her biri kendi payı bakımından malik hak ve yükümlülüklerine sahiptir. Bu düzenlemenin sonucu olarak pay devredilebilir, rehnedilebilir ve alacaklılar tarafından haczettirilebilir. Satış için diğer paydaşların rızası aranmaz; ancak bu, diğer paydaşların tamamen korumasız kaldığı anlamına gelmez. Kanun, onlara satış sonrası kullanılabilecek bir önalım hakkı tanımıştır.

Taşınmazın tamamının satılması ise farklı bir işlemdir. TMK m. 692 gereğince paylı malın tamamı üzerinde tasarruf işlemi yapılması, aksi kararlaştırılmadıkça bütün paydaşların kabulüne bağlıdır. Paydaşlardan biri dahi katılmazsa taşınmazın tamamı satılamaz.

Elbirliği Mülkiyetinde Pay Satışı Neden Mümkün Değildir?

TMK m. 702 hükmü, ortakların gerek yönetim gerek tasarruf işlemleri için oybirliğiyle karar vermek zorunda olduklarını düzenlemekte ve topluluk devam ettiği sürece paylaşma yapılamayacağını, bir pay üzerinde tasarrufta bulunulamayacağını açıkça belirtmektedir. Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları bulunmadığından, satılabilecek teknik anlamda bir "pay" da mevcut değildir.

Uygulamada mirasçılardan birinin "hissemi sattım" diyerek harici sözleşme imzaladığı sıkça görülmektedir. Taşınmaz satış vaadi niteliğindeki bu sözleşmeler resmî şekilde yapılmadıkça geçerlilik taşımaz; resmî şekilde yapılsa dahi elbirliği mülkiyeti sona erdirilmeden tescil sonucunu doğurmaz. Bu tür uyuşmazlıkların hukuki niteliği ve dava yolları, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine ilişkin rehberimizde ve tapu dışı satışlara ilişkin incelememizde ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir.

Elbirliği Mülkiyetini Paylı Mülkiyete Dönüştürme

Miras ortaklığında sıkışan mirasçı için kanun bir çıkış yolu öngörmüştür. TMK m. 644 uyarınca mirasçılardan biri, terekeye dâhil malların tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesini isteyebilir. Sulh hâkimi diğer mirasçılara çağrıda bulunarak belirleyeceği süre içinde varsa itirazlarını bildirmeye davet eder.

Dönüşüm gerçekleştiğinde mirasçının tapuda belirli bir payı oluşur ve bu andan itibaren payını tek başına satması hukuken mümkün hâle gelir. Miras payının tapuda devrine ilişkin işlem adımları için miras payının tapuda devri konulu yazımızı inceleyebilirsiniz.

Hisseli Tapu Satışı Nasıl Yapılır?

Hisseli tapuda pay satışı, olağan taşınmaz satışında olduğu gibi resmî şekilde yapılır (TMK m. 706). Resmî satış sözleşmesi tapu müdürlüğünde ya da 7413 sayılı Kanunla Noterlik Kanunu'nun 60. maddesine eklenen yetki çerçevesinde noterlikte düzenlenebilir. Harici yazılı belgeler veya emlak ofisinde imzalanan protokoller ise mülkiyeti geçirmez; bu tür belgeler en fazla bir taahhüt ilişkisi doğurur.

Gerekli Belgeler ve Tapu Müdürlüğü İşlemi

Başvuru, Web Tapu sistemi veya randevu hizmeti üzerinden yapılır. İşlem için kural olarak şu belgeler aranır:

  • Tarafların kimlik belgesi ve güncel vesikalık fotoğrafı
  • Taşınmaza ait tapu senedi veya ada-parsel bilgisi
  • İlgili belediyeden alınacak emlak vergi değerini gösterir belge
  • Bina niteliğindeki taşınmazlar için zorunlu deprem sigortası poliçesi
  • Vekâleten işlem yapılacaksa taşınmaz satışına özgü açık yetki içeren vekâletname
  • Yabancı uyruklu alıcı bakımından taşınmaz değerleme raporu ve mevzuatın öngördüğü diğer belgeler

Satış Bedeli, Harç ve Vergi Yükümlülükleri

492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli tarife uyarınca tapu harcı, devir bedeli üzerinden alıcı ve satıcıdan ayrı ayrı binde 20 oranında tahsil edilir. Beyan edilen bedel, taşınmazın emlak vergi değerinin altında olamaz. Hisseli taşınmazlarda harç, satışa konu payın değeri üzerinden hesaplanır.

Satış bedelinin gerçeğin altında beyan edilmesi, yalnızca vergi cezası riski doğurmaz; önalım davasında ve tapu iptali istemlerinde de aleyhe sonuçlar üretir. Bu konudaki ayrıntılı değerlendirme tapuda satış bedelini düşük göstermenin riskleri başlıklı yazımızda yer almaktadır.

Tapuda Hisse Devri Nasıl Yapılır?

Tapuda hisse devri, paylı mülkiyetteki bir paydaşın tapuda adına kayıtlı payını satış veya bağış yoluyla başka bir kişiye geçirmesidir. Devir, resmî senedin düzenlenmesi ve payın devralan adına tapuya tescil edilmesiyle tamamlanır. Hangi yolun kullanılacağı, payın tapudaki görünümüne bağlıdır. Kayıtta 1/4 veya 3/12 gibi belirli bir oran varsa pay tek başına devredilebilir. Kayıt "elbirliği" (iştirak) hâlindeyse önce bu durumun çözülmesi gerekir. Paydaşın kendi payını devretmek için diğer paydaşlardan izin alması gerekmez. Ancak payın paydaş olmayan üçüncü bir kişiye satılması hâlinde diğer paydaşların önalım hakkı doğar (TMK m. 732).

Hisse Devrinin Yolları

Devir yolu Hangi durumda kullanılır? Önalım hakkı Dikkat edilecek husus
Satış Paylı mülkiyette, belirli oranlı payın bedel karşılığı devri Üçüncü kişiye satışta doğar; alıcı zaten paydaşsa doğmaz Beyan edilen bedel emlak vergisi değerinin altında olamaz. Satın alındıktan sonra beş yıl içinde satılan taşınmazda değer artışı kazancı gündeme gelir; miras veya bağışla edinilen taşınmazlar bu kapsamın dışındadır (GVK mük. m. 80/6).
Bağış Paylı mülkiyette, bedelsiz devir (aile içi devirlerde yaygın) Doğmaz; önalım yalnızca satışta kullanılır Bağış alan bakımından veraset ve intikal vergisi beyanı gündeme gelir. Gerçekte satış olan bir işlemin bağış gibi gösterilmesi, önalım davası ve tapu iptali riski yaratır. Ayrıntılar için tapuda bağış işlemleri yazımıza bakılabilir.
Miras payının devri Mirasçılar arasında, elbirliği mülkiyeti sürerken Doğmaz; elbirliğinde pay satışı yoktur Mirasçılar arasındaki sözleşme yazılı şekle tabidir (TMK m. 677). Tapudaki işlem adımları miras payının tapuda devri yazımızda anlatılmıştır.

Noterde Tapu Hisse Devri Mümkün mü?

23.06.2022 tarihli 7413 sayılı Kanunla Noterlik Kanunu'nun 60. maddesinin 3. bendi değiştirilmiştir. Bu değişiklikle noterlere taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin yanında taşınmaz satış sözleşmesi yapma yetkisi de tanınmıştır. Bu nedenle paylı mülkiyetteki bir payın satışı, tapu müdürlüğüne ek olarak noterlikte de yapılabilir. Uygulamanın hangi taşınmaz ve işlem türlerinde kullanılabileceği ikincil mevzuatla belirlenir. İşlemden önce ilgili noterlikten kapsamın teyit edilmesi gerekir. Noterlik yolu, önalım hakkının doğması, harç ve vergi yükümlülükleri bakımından tapu müdürlüğündeki satıştan farklı bir sonuç doğurmaz.

Kardeşler Arasında Hisse Devri Nasıl Yapılır?

Kardeşler arasında hisse devri, çoğunlukla anne veya babadan miras kalan bir taşınmazda kardeşlerden birinin payını diğerine satması ya da bağışlaması şeklinde ortaya çıkar. İşlemin yolunu, mirasın tapuya nasıl işlendiği belirler. Paylar tapuda kesirli oranlarla gösteriliyorsa kardeş, payını doğrudan tapu müdürlüğünde diğer kardeşe devredebilir. Taşınmaz elbirliği hâlinde kayıtlıysa tek başına pay satışı mümkün değildir. Bu durumda miras payının devri ya da mülkiyetin önce paylı mülkiyete dönüştürülmesi gerekir (TMK m. 644). Devralan kardeş zaten paydaş olduğundan, payın ona satılması diğer paydaşlara önalım hakkı vermez.

Tapudaki durum Devir yolu Diğer kardeşlerin rızası Önalım hakkı
Paylı mülkiyet (ör. her kardeşe 1/3) Tapu müdürlüğünde veya noterlikte satış; tapu müdürlüğünde bağış Gerekmez Pay kardeşe devredilirse doğmaz; kardeş olmayan birine satılırsa doğar
Elbirliği mülkiyeti (intikal yapılmış, paylar belirsiz) Mirasçılar arası yazılı sözleşmeyle miras payının devri (TMK m. 677) ya da önce paylı mülkiyete dönüştürme (TMK m. 644) Dönüştürmede diğer mirasçılara itiraz imkânı tanınır Doğmaz
İntikal yapılmamış (tapu hâlâ miras bırakan adına) Önce mirasçılık belgesi alınır ve intikal işlemi yapılır; ardından yukarıdaki yollardan biri izlenir — —

"Kardeşler Arasında Hisse Devri Sözleşmesi Örneği" ile Devir Olur mu?

Hayır. Taşınmaz mülkiyetini devretmeyi amaçlayan sözleşmeler ancak resmî şekilde düzenlendiklerinde geçerlidir (TMK m. 706). Kardeşlerin kendi aralarında imzaladığı bir örnek sözleşme, payı tapuda devretmez. Bu tür bir belge, satış vaadi niteliği taşısa bile resmî şekle uyulmadıkça geçersiz sayılır. Resmî senedi tapu müdürlüğü veya yetkili noterlik düzenler. Elbirliği mülkiyetinde ise durum farklıdır: mirasçılar arasındaki miras payı devri sözleşmesi için kanun yazılı şekli yeterli görür (TMK m. 677). Ancak bu sözleşmenin tapuya nasıl yansıtılacağı ayrıca işlem gerektirir.

Satış mı, Bağış mı? Kardeşler Arası Devirde Vergi ve Dava Riskleri

Aile içi devirlerde işlemin gerçek niteliğiyle tapuya yansıtılan niteliğinin örtüşmesi, ileride çıkabilecek uyuşmazlıkların önüne geçer. Gerçekte bağış olan bir devrin satış gibi, gerçekte satış olan bir devrin bağış gibi gösterilmesi farklı vergi ve dava sonuçları doğurur. Bedelin düşük beyan edilmesi de vergi cezası ile önalım ve tapu iptali davalarında aleyhe sonuçlar üretir. Miras yoluyla edinilen bir payın kardeşe satılması değer artışı kazancı vergisine tabi değildir; çünkü ivazsız (bedelsiz) edinilen taşınmazlar bu verginin dışında tutulmuştur (GVK mük. m. 80/6). Payın kardeşlerden birine anne veya baba sağken devredildiği ve diğer kardeşlerden mal kaçırma amacı güdüldüğü iddia edilen durumlar ise muris muvazaası kapsamında değerlendirilir. Kardeş olmayan bir kişiye yapılan satışlarda önalım davasının süre ve usulü için güncel önalım (şufa) davası rehberimize başvurulabilir.

Habersiz Satış ve Önalım (Şufa) Hakkı

Paydaşın kendi payını üçüncü kişiye satması için diğer paydaşlardan izin alması gerekmez; ancak satışın onlara noter aracılığıyla bildirilmesi zorunludur. Bildirim yapılmadan gerçekleştirilen satış geçersiz değildir, fakat diğer paydaşlara önalım hakkını dava yoluyla kullanma imkânı tanır ve bu hakkın süresi işlemeye başlamaz.

Önalım Hakkının Hukuki Niteliği

Önalım hakkı, paylı mülkiyette bir paydaşın payını üçüncü kişiye satması hâlinde diğer paydaşların, satılan payı aynı koşullarla öncelikle satın alma yetkisi olarak tanımlanır. TMK m. 732'de düzenlenen bu hak yenilik doğuran bir haktır ve yalnızca alıcıya karşı açılacak dava ile kullanılır (TMK m. 734). Dava açan paydaş, satış bedeli ile alıcıya düşen tapu giderlerini hâkimin belirleyeceği süre içinde ve belirleyeceği yere nakden yatırmakla yükümlüdür.

Noter Bildirimi ve Hak Düşürücü Süreler

TMK m. 733 uyarınca yapılan satış, alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirilir. Önalım hakkı, satışın hak sahibine bildirildiği tarihin üzerinden üç ay ve her hâlde satışın üzerinden bir yıl geçmekle düşer. Bu süreler hak düşürücü nitelikte olup mahkemece resen gözetilir.

Önemli Yasa Değişikliği — Mutlak Süre 1 Yıla İndirildi

24.12.2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile TMK m. 733/3'teki "iki yıl" ibaresi "bir yıl" olarak değiştirilmiştir. Bu değişiklikle birlikte noter bildirimi yapılmamışsa dava açma süresi 2 yıldan 1 yıla indirilmiştir. Mevcut paydaşların hak kaybına uğramaması için süre takibinin titizlikle yapılması büyük önem taşımaktadır.

Yargıtay'ın Türk Medenî Kanunu m. 733 uygulamasına ilişkin yerleşik içtihadı

Üç aylık hak düşürücü sürenin işlemeye başlayabilmesi için satışın alıcı veya satıcı tarafından noter aracılığıyla usulüne uygun biçimde bildirilmiş olması gerekir. Paydaşın satıştan başka yollarla haberdar olmuş olması, kanunun aradığı noter bildirimi yerine geçmez ve üç aylık süreyi başlatmaz. Bu hâlde yalnızca bir yıllık azami süre uygulanır.

Fiili Taksim Savunması

Önalım davasının en güçlü savunmalarından biri, paydaşlar arasında taşınmazın kullanımı bakımından fiili bir taksimin bulunduğunun ileri sürülmesidir. Bu savunma kabul edilirse dava reddedilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili özel dairelerin önalım davalarına ilişkin istikrarlı yaklaşımı

Paydaşlar arasında taşınmazın kullanımına ilişkin fiili bir taksim bulunması ve önalım hakkı sahibinin kendi kullanımındaki bölümü fiilen elinde bulundurmaya devam etmesi hâlinde, önalım hakkının kullanılması dürüstlük kuralına aykırı görülür. Bu durumda hakkın kötüye kullanılması söz konusu olduğundan dava reddedilir.

Fiili taksimin ispatı, keşif, tanık beyanları, uydu görüntüleri ve kullanım süresine ilişkin belgelerle sağlanır. Bu savunmanın kapsamı ve ispat koşulları için rızai taksim savunmasıyla şufa davasının reddi konulu incelememize başvurulabilir. Önalım davasının usulü ve güncel içtihat değerlendirmesi ise güncel şufa (önalım) davası rehberimizde ele alınmıştır.

Önalım Hakkının Kullanılamayacağı Hâller

  • Cebrî artırma yoluyla satışlar: TMK m. 733/1 uyarınca icra dairesi veya mahkeme marifetiyle yapılan açık artırmalarda önalım hakkı kullanılamaz.
  • Bağış ve trampa gibi satış dışı devirler: Önalım hakkı yalnızca satış işlemlerinde doğar. Devrin gerçekte satış olup olmadığı uyuşmazlık konusu olabilir; trampa işlemlerine ilişkin yazımız bu ayrımı açıklamaktadır.
  • Önalım hakkından feragat edilmesi: Feragatin resmî şekilde yapılması ve tapu kütüğüne şerh verilmesi gerekir. Belirli bir satış bakımından vazgeçme ise yazılı şekle tâbidir.
  • Elbirliği mülkiyeti: Pay satışı mümkün olmadığından önalım hakkı da doğmaz.

Hisseli Tapu Nasıl Bölünür?

Payınızı fiilen ayırmanın üç yolu vardır: paydaşlarla anlaşarak yapılan rızai taksim, imar mevzuatına uygun ifraz işlemi ve anlaşma sağlanamadığında açılan ortaklığın giderilmesi davası. Bu yollardan hangisinin uygulanabileceği, taşınmazın niteliğine ve imar durumuna göre belirlenir.

Yöntem Nasıl İşler Temel Şart Sonuç
Rızai taksim (anlaşmalı paylaşım) Paydaşlar taşınmazın hangi bölümünün kime ait olacağını kararlaştırır ve resmî şekilde tapuya yansıtır Tüm paydaşların oybirliği; taşınmazın bölünebilir olması En hızlı ve en düşük maliyetli çözüm; dava masrafı doğmaz
İfraz (ayırma) Taşınmaz, imar mevzuatına uygun biçimde bağımsız parsellere ayrılır ve her paydaşa müstakil tapu verilir İmar planı ve asgari parsel büyüklüğü koşullarının sağlanması; belediye onayı Hisseli mülkiyet tamamen sona erer, müstakil tapu doğar
Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası Sulh hukuk mahkemesinde açılır; hâkim önce aynen bölünmeyi, mümkün değilse satış yoluyla paylaşmayı hükmeder Paydaşlardan birinin talebi yeterlidir; diğerlerinin rızası aranmaz Aynen bölünme veya açık artırmayla satış ve bedelin paylar oranında dağıtımı

Ortaklığın Giderilmesi Davasında Aynen Bölünme Önceliği

TMK m. 698 uyarınca paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça paydaşlardan her biri malın paylaşılmasını isteyebilir. Bu hak, tek bir paydaşın iradesiyle kullanılabilen güçlü bir haktır. TMK m. 699 ise paylaşmanın malın aynen bölüşülmesi veya satılarak bedelinin bölüşülmesi biçiminde gerçekleştirileceğini düzenler.

Yargıtay'ın ortaklığın giderilmesi davalarına ilişkin yerleşik uygulaması

Hâkim, satışa karar vermeden önce aynen bölünme olanağını araştırmakla yükümlüdür. Aynen bölünme, taşınmazın önemli bir değer kaybına uğramadan paylara ayrılabildiği ve imar mevzuatının buna izin verdiği hâllerde satışa tercih edilir. Bölünen parçaların değerleri birbirine denk düşmüyorsa, eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme sağlanır.

Satışın paydaşlar arasında artırmayla yapılmasına karar verilebilmesi ise bütün paydaşların rızasına bağlıdır. Aksi hâlde satış herkese açık şekilde yapılır ve taşınmaz üçüncü kişilere geçebilir. Dava süreci, görevli mahkeme ve satış aşaması hakkında ayrıntılı bilgi için ortaklığın giderilmesi davası rehberimizi, mirasçılar arasındaki artırma usulü için ise mirasçılar arası artırmaya ilişkin yazımızı inceleyebilirsiniz.

Ortaklığın Giderilmesi Davasında Sık Karşılaşılan Yanılgı

Bu dava bir üstünlük veya haklılık davası değildir. Davada taraflar arasında davacı-davalı ayrımı sonucu etkilemez; hüküm tüm paydaşlar hakkında birlikte kurulur ve yargılama giderleri paylar oranında paylaştırılır. Taşınmazı fiilen kullanan paydaşın konumu, aynen bölünme değerlendirmesi dışında, satış kararını engellemez.

Muhdesat ve Ecrimisil Uyuşmazlıkları

Paydaşlardan birinin taşınmaz üzerine bina, sera veya benzeri yapı yapmış olması hâlinde, satış bedelinin bu yapıya karşılık gelen kısmının kime ait olacağı ayrı bir uyuşmazlık doğurur. Bu durumda ortaklığın giderilmesi davasından önce veya bu dava ile birlikte muhdesat aidiyetinin tespiti davası açılması gerekir. Benzer şekilde, payından fazla yer kullanan paydaşa karşı ecrimisil ve el atmanın önlenmesi talepleri gündeme gelebilir.

Hisseli Taşınmaz Alırken Karşılaşılan Riskler

Hisseli taşınmaz, piyasa değerinin altında fiyatlandığı için cazip görünmekle birlikte, alıcı bakımından üç temel risk taşır: payın üçüncü kişilerce önalım davasıyla geri alınması, taşınmaz üzerinde fiilen kullanım hakkının bulunmaması ve imar mevzuatı nedeniyle yapılaşma imkânının hiç doğmaması.

İmar Kanunu Kaynaklı Hisseli Arsa Yasağı

3194 sayılı İmar Kanunu m. 18'in son fıkrası, imar planı bulunmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parselleri hisselere ayıracak özel parselasyon planları ile satış vaadi sözleşmeleri yapılmasını yasaklamaktadır. Veraset yoluyla intikal eden taşınmazlar, kat mülkiyeti uygulamaları, tarım ve hayvancılık, turizm, sanayi ve depolama amaçlı hisselendirmeler ile cebrî icra yoluyla yapılan satışlar bu yasağın dışındadır.

Antalya'da özellikle turizm ve konut talebinin yoğun olduğu bölgelerde, imar planı bulunmayan araziler üzerinde "hisse karşılığı bahçeli ev" veya "yatırımlık pay" adı altında yapılan satışlar bu yasak kapsamında değerlendirilmektedir. Alıcı tapuda pay sahibi olsa dahi, kendisine gösterilen belirli bir bölümde yapı yapma hakkı doğmaz; yapılan yapılar kaçak yapı statüsünde kalır.

Tarım Arazilerinde Bölünemez Büyüklük Kuralı

5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu m. 8 uyarınca tarım arazileri, belirlenen yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin altında ifraz edilemez ve hisselendirilemez. Bu kural, Antalya'nın seracılık ve narenciye üretimi yapılan tarım arazilerinde payın fiilen ayrılmasını çoğu zaman imkânsız kılar; bu durumda tek çözüm ortaklığın giderilmesi davasıyla satış olur. Tarım arazileri üzerindeki yapıların hukuki durumu için 5403 sayılı Kanun rehberimize başvurulabilir.

Hisseli Taşınmaz Almadan Önce Yapılması Gereken Beş Kontrol

Tapu kaydında mülkiyetin paylı mı elbirliği mi olduğunun tespiti; imar durum belgesiyle parselin yapılaşmaya elverişli olup olmadığının doğrulanması; taşınmaz üzerinde haciz, ipotek, şerh ve beyan bulunup bulunmadığının incelenmesi; paydaşlar arasında fiili taksim veya derdest bir ortaklığın giderilmesi davası olup olmadığının araştırılması; tarım arazilerinde bölünemez büyüklük sınırının kontrol edilmesi.

Antalya'da Hisseli Tapu Uyuşmazlıklarında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Hisseli tapudan kaynaklanan davalarda mahkemenin belirlenmesi, süre kaybını önlemek bakımından belirleyicidir. Ortaklığın giderilmesi davaları sulh hukuk mahkemesinde; önalım, tapu iptali ve tescil davaları ise asliye hukuk mahkemesinde görülür. Taşınmazın aynına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir; bu nedenle Antalya sınırları içindeki bir taşınmaza ilişkin dava başka bir ildeki mahkemede açılamaz.

Bölgede sıkça karşılaşılan üç uyuşmazlık tipi öne çıkmaktadır. Birincisi, miras yoluyla intikal etmiş ve elbirliği mülkiyeti olarak tescilli tarım arazilerinde mirasçılardan birinin payını satmak istemesidir. İkincisi, imar planı bulunmayan arazilerde hisse satışıyla yapılaşma vaadi verilen işlemlerdir. Üçüncüsü ise Antalya'da yabancı yatırımcıların, mülkiyet rejimini yeterince incelemeden hisseli taşınmaz edinmesi ve sonrasında ortaklığın giderilmesi davasıyla karşılaşmasıdır.

Bu davalarda hak düşürücü süreler kısa ve telafisizdir. Önalım hakkı bakımından noter bildirimi tarihinden itibaren üç aylık sürenin kaçırılması, hakkın tamamen ortadan kalkması sonucunu doğurur. Payını satmak isteyen paydaşın da bildirim yükümlülüğünü usulüne uygun yerine getirmesi, satışın bir yıl boyunca dava tehdidi altında kalmasını önler.

Hisseli Tapu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Hisseli tapuda diğer paydaşların izni olmadan kendi payımı satabilir miyim?
Mülkiyet paylı mülkiyet ise evet, diğer paydaşların iznine gerek yoktur. Türk Medenî Kanunu m. 688 uyarınca her paydaş kendi payı üzerinde serbestçe tasarruf edebilir. Ancak satışın diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirilmesi gerekir; aksi hâlde önalım hakkını kullanma süresi işlemeye başlamaz ve satış bir yıl boyunca dava riski altında kalır. Mülkiyet elbirliği mülkiyeti ise pay satışı hukuken mümkün değildir.
Hisseli tapuda habersiz satış yapılırsa ne olur?
Satış geçersiz olmaz, tapu devri geçerli şekilde gerçekleşir. Ancak diğer paydaşlar alıcıya karşı önalım davası açarak payın kendi adlarına tesciline karar verilmesini isteyebilirler. Bu davada önalım hakkı sahibi, satış bedeli ile alıcıya düşen tapu giderlerini mahkemenin belirleyeceği süre içinde yatırmakla yükümlüdür. Noter bildirimi yapılmadıysa dava açma süresi satış tarihinden itibaren bir yıldır.
Elbirliği mülkiyetindeki payımı satabilmek için ne yapmalıyım?
Önce elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi gerekir. Türk Medenî Kanunu m. 644 uyarınca mirasçılardan biri sulh hukuk mahkemesine başvurarak bu dönüşümü talep edebilir; diğer mirasçıların rızası aranmaz, hâkim onlara itiraz için süre verir. Dönüşüm tapuya işlendikten sonra belirli bir payınız oluşur ve bu payı tek başınıza satabilirsiniz.
Ortaklığın giderilmesi davasını tek bir paydaş açabilir mi?
Evet. Türk Medenî Kanunu m. 698 uyarınca paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça paydaşlardan her biri tek başına paylaşma isteminde bulunabilir. Diğer paydaşların rızası veya katılımı gerekmez. Dava sulh hukuk mahkemesinde açılır ve hüküm bütün paydaşlar hakkında birlikte kurulur.
Hisseli tapu ile alınan arsaya ev yapabilir miyim?
Kural olarak hayır. Paydaş, taşınmazın belirli bir bölümünde tek başına yapılaşma hakkına sahip değildir; taşınmazın tamamı üzerinde tasarruf niteliğindeki yapı işleri tüm paydaşların kabulüne bağlıdır. Ayrıca 3194 sayılı İmar Kanunu m. 18, imar planı bulunmayan yerlerde yapılaşma amacıyla hisselendirme yapılmasını yasaklamaktadır. Bu koşullarda inşa edilen yapılar kaçak yapı statüsünde kalır ve yıkım kararına konu olabilir.
Hisseli tapu nasıl bölünür ve müstakil tapuya nasıl dönüştürülür?
Üç yol vardır. Tüm paydaşlar anlaşırsa rızai taksim ile paylaşım yapılabilir. Taşınmaz imar mevzuatına uygunsa ifraz işlemiyle bağımsız parsellere ayrılarak her paydaşa müstakil tapu verilebilir. Anlaşma sağlanamazsa ortaklığın giderilmesi davası açılır; hâkim öncelikle aynen bölünme olanağını araştırır, bu mümkün değilse taşınmazın açık artırmayla satılmasına ve bedelin paylar oranında dağıtılmasına karar verir.
Önalım davası açma süresini kaçırırsam hakkım tamamen sona erer mi?
Evet. Türk Medenî Kanunu m. 733'te öngörülen üç aylık ve bir yıllık süreler hak düşürücü nitelikte olup mahkemece resen gözetilir; bu süreler durmaz, kesilmez ve eski hâle getirme talebine konu edilemez. Süre geçtikten sonra açılan dava esasa girilmeksizin reddedilir. Bu nedenle noter bildirimini aldığınız anda gayrimenkul hukuku alanında çalışan bir avukata başvurmanız önerilir.
Kardeşler arasında hisse devri nasıl yapılır?
Paylar tapuda belirli oranlarla kayıtlıysa kardeş, payını tapu müdürlüğünde resmî senetle diğer kardeşe satabilir veya bağışlayabilir. Satış noterlikte de yapılabilir; diğer kardeşlerin izni gerekmez. Taşınmaz elbirliği hâlinde kayıtlıysa önce miras payının devri ya da elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi gerekir (TMK m. 644, 677).
Tapuda hisse devri noterde yapılabilir mi?
7413 sayılı Kanunla Noterlik Kanunu m. 60/3'e eklenen yetkiyle noterler taşınmaz satış sözleşmesi düzenleyebilmektedir. Bu nedenle paylı mülkiyetteki bir payın satışı noterlikte de yapılabilir. Uygulamanın kapsamı ikincil mevzuatla belirlendiğinden işlem öncesinde ilgili noterlikten teyit alınmalıdır.
Hisse kardeşe satılırsa diğer paydaşların önalım hakkı doğar mı?
Hayır. TMK m. 732 uyarınca önalım hakkı, payın üçüncü kişiye satılması hâlinde doğar. Payı satın alan kardeş taşınmazda zaten paydaş olduğundan diğer paydaşlar önalım hakkını kullanamaz. Pay kardeş olmayan birine satılırsa önalım hakkı doğar ve satışın noter aracılığıyla bildirilmesi gerekir.
Yasal Uyarı Bu makale bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliği taşımamaktadır. Anlatılan hukuki kurumlar ve süreler, somut olayın özelliklerine göre farklı sonuçlar doğurabilir. Kişisel durumunuza özel hukuki değerlendirme için mutlaka bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Rafet Aslan
Rafet Aslan Hakkında

Av. Rafet Aslan

Kurucu Avukat

Rafet Aslan Avukatlık Bürosu, Türkiye genelinde gayrimenkul uyuşmazlıkları, boşanma, velayet, mal paylaşımı ve sigorta ihtilafları başta olmak üzere geniş bir alanda hizmet veren öncü hukuk bürolarından biridir. Kurulduğu günden bu yana hukuki süreçlerde müvekkillerinin haklarını etkin şekilde korumayı, çözüm odaklı...
whatsapp telegram